Kevser Sûresi
Yüce ve şanı yüce olan Allah’ın, “Şüphesiz sana kin besleyen kimse” sözüyle kastettiği şudur: Ey Muhammed! Sana buğzeden ve sana düşmanlık eden kimse; “işte asıl ebter olan odur.” Burada geçen “ebter” ile kastedilen; değeri daha az olan, daha zelil bulunan, kökü kesilmiş, ardı ve nesli devam etmeyen kimsedir.
Tefsir ehli bu ayette kimin kastedildiği hususunda ihtilaf etmiştir. Bazıları şöyle demiştir: Bununla Âs bin Vâil es-Sehmî kastedilmiştir.
Bunu söyleyenlerin rivayetleri:
Bana Ali anlattı, dedi ki: Bize Ebu Sâlih anlattı, dedi ki: Bana Muâviye, Ali’den, o İbn Abbas’tan Allah’ın “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” ayeti hakkında İbn Abbas şöyle dedi: “Yani senin düşmanın.”
Bana Muhammed bin Sa’d anlattı, dedi ki: Bana babam anlattı, dedi ki: Bana amcam anlattı, dedi ki: Bana babam, babasından, o İbn Abbas’tan Allah’ın “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” ayeti hakkında İbn Abbas şöyle dedi: “O, Âs bin Vâil’dir.”
Bize İbn Beşşâr anlattı, dedi ki: Bize Abdurrahman anlattı, dedi ki: Bize Sufyân, Hilâl bin Habbâb’dan rivayet etti. Hilâl şöyle dedi: Saîd b. Cubeyr’i şöyle derken işittim: “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” “O, Âs bin Vâil’dir.”
Bize İbn Humeyd anlattı, dedi ki: Bize Mihrân, Sufyân’dan, o Hilâl’den rivayet etti. Hilâl dedi ki: Saîd b. Cubeyr’e Allah’ın şu sözü hakkında sordum:
“Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” Şöyle dedi:
“Senin düşmanın olan Âs bin Vâil, kavmi içinde itibarsız ve köksüz kalmıştır.”
Bana Muhammed bin Amr anlattı, dedi ki: Bize Ebu Âsım anlattı, dedi ki: Bize Îsâ anlattı; ve bana Hâris anlattı, dedi ki: Bize el-Hasan anlattı, dedi ki: Bize Varkâ, hep birlikte İbn Ebî Necîh’ten, o Mucâhid’den Allah’ın şu sözü hakkında rivayet etmişlerdir:“Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” Mucâhid şöyle dedi: “O, Âs b. Vâil’dir. O şöyle diyordu: ‘Ben Muhammed’e kin besleyen biriyim.’ İnsanların nefret ettiği kimse ise asıl ebter olandır.”
Bize İbn Abdula‘lâ anlattı, dedi ki: Bize İbn Sevr, Ma’mer’den, o Katâde’den rivayet etti ki, Allah’ın şu sözü hakkında: “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” Katâde şöyle dedi: “O, Âs b. Vâil’dir. O şöyle demişti: ‘Ben Muhammed’e kin besleyen biriyim. Muhammed ebterdir; onun nesli yoktur.’ Bunun üzerine Allah şöyle buyurdu: “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.”
Katâde dedi ki: “Ebter; hakir, değersiz ve zelil demektir.”Bize Bişr anlattı, dedi ki: Bize Yezîd anlattı, dedi ki: Bize Saîd, Katâde’den rivayet etti ki:
“Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” Bu ayet Âs bin Vâil hakkındadır. Bize ulaştığına göre o: “Ben Muhammed’e kin besleyen
biriyim.” demiştir.
Bana Yûnus anlattı, dedi ki: Bize İbn Vehb haber verdi, dedi ki: İbn Zeyd, Allah’ın “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” sözü hakkında dedi ki: “Bir adam şöyle diyordu: ‘Muhammed ebterdir; gördüğünüz gibi onun neslini sürdürecek çocuğu yoktur.’ Bunun üzerine Allah buyurdu:
“Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.”
Bazıları ise şöyle demiştir:
Bununla Ukbe b. Ebî Muayt kastedilmiştir.
Bunu söyleyenlerin rivayetleri:
Bize İbn Humeyd anlattı, dedi ki: Bize Yakub el-Kummî, Hafs bin Humeyd’den, o Şimr bin Atiyye’den rivayet etti. Şemr şöyle dedi: Ukbe b. Ebî Muayt şöyle diyordu:
“Peygamber’in (sallallahu aleyhi ve sellem) erkek çocuğu yaşamayacak; o ebterdir.” Bunun üzerine Allah onun hakkında şu ayetleri indirdi:
“Şüphesiz sana kin besleyen kimse” yani Ukbe b. Ebî Muayt, “işte asıl ebter olan odur.”
Diğer bazıları ise şöyle demiştir: Bununla Kureyş’ten bir topluluk kastedilmiştir.
Bunu söyleyenlerin rivayetleri:
Bize İbnu’l-Müsenna anlattı, dedi ki: Bize Abdulvehhâb anlattı, dedi ki: Bize Dâvûd, İkrime’den rivayet etti.
İkrime, şu ayet hakkında: “Kitaptan kendilerine bir pay verilenleri gördün mü? Cibte ve Tağuta inanıyorlar. Kafirler için de: Bunlar, mü’minlerden daha doğru bir yoldadır, diyorlar!” şöyle dedi: Bu ayet Ka‘b b. Eşref hakkında nazil olmuştur. O Mekke’ye gelince Mekkeliler ona şöyle dediler: “Biz mi daha hayırlıyız, yoksa kavminden kopmuş ve soyu kesilmiş olan şu adam mı? Halbuki Biz hacılara hizmet eden kimseleriz; kurbanlarımız vardır.”
Ka‘b: “Siz daha hayırlısınız.” dedi.
Bunun üzerine Allah onun hakkında bu ayeti indirdi.
Ayrıca Peygamber’e söyledikleri sözlerden dolayı onlar hakkında da:
“Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” ayetini indirdi.
Bize Ebu Küreyb anlattı, dedi ki: Bize Vekî’, Bedr bin Osman’dan, o İkrime’den rivayet etti ki: “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” ayet hakkında; İkrime şöyle dedi: Peygamber’e vahiy gelince Kureyş: “Muhammed bizden kopup ayrıldı; soyu kesildi.” dediler. Bunun üzerine şu ayet nazil oldu: “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.” Yani: “Sana ebterlik isnat eden kimse, asıl ebter olanın kendisidir.
Bize İbn Beşşâr anlattı, dedi ki: Bize İbn Ebî Adiyy anlattı, dedi ki: Bize Dâvûd bin Ebî Hind, İkrime’den, o İbn Abbas’tan rivayet etti ki: Ka‘b b. Eşref Mekke’ye geldiğinde Mekkeliler ona geldiler ve: “Biz zemzem hizmeti ve Kâbe’nin hizmetiyle görevliyiz; sen de Medine halkının efendisisin. Şimdi biz mi daha hayırlıyız, yoksa kavminden kopmuş şu köksüz adam mı? O bizden daha hayırlı olduğunu iddia ediyor.” dediler. Ka‘b: “Hayır, siz ondan daha hayırlısınız.” dedi. Bunun üzerine Allah onun hakkında: “Şüphesiz asıl şanı/hayrı kesik olan, sana nefret besleyenin kendisidir.”
ayetini indirdi. Ayrıca onun hakkında şu ayetleri de indirdi:
“Kendilerine Kitap’tan bir pay verilenleri görmedin mi?..” ayetinden, “…yardımcı bulamayacaklardır.” ifadesine kadar olan kısmı.
Bu konuda bana göre doğruya en yakın görüş şudur:
Yüce Allah, Resûlü’nü (sallallahu aleyhi ve sellem) sevmeyen ve ona buğzeden kimsenin; değersiz, zelil ve nesli kesik olan kişi olduğunu haber vermiştir. Bu sıfat, insanlar arasında ona buğzeden herkes için geçerlidir. Her ne kadar ayet belirli bir kişi hakkında nazil olmuş olsa da hükmü genel olup Resûlullah’a düşmanlık eden herkes bu kapsamın içindedir.
Kevser Sûresi’nin tefsiri burada sona ermiştir.